11 Haziran 2013 Salı

Nöropsikanaliz Nedir?(*)


Nöropsikanaliz Nedir?(*) 
“Psikanaliz, hala zihni anlamakta en tutarlı ve aklı en tatmin eden yöntemdir”
Eric Kandel, 2000 yılı Fizyoloji ve Tıp Nobel Ödülü Sahibi
Bilim birleşiyor                   

En eski inanç sistemlerine ve antik felsefeye bakıldığında, insanın var olduğundan beri hem maddi hem manevi boyutta bir anlam aradığı ve sonuçta “ruh” ve “madde” kavramları arasındaki ilişkiyi anlamaya çalıştığını görürüz.
Bu arayış doğrultusunda deneyimler ve bilgi biriktikçe, insanlığın elde ettiği, test ettiği, araştırmak ve kontrol etmek istediği veriler “kültür” ve “bilim” adları altında toplanmaya başlamış ve nesilden nesle ailevi ve kurumsal eğitim yoluyla aktarılmıştır. Aktarım içinde sürekli gelişen ve büyüyen bu bilgi bankasında maddi ve manevi veriler yavaş yavaş ikiye ayrılmış ve gruplaşmıştır. Günümüz biliminin akademik düzeyde “Doğa Bilimleri” ve “Beşeri Bilimler” olarak ayrışması da bunun yansımalarındandır.

İnsan bu iki perspektiften algılanmaya çalışıldığında, bir yanda insan beynine dair bulguları biriktiren sinirbilim, bir yanda insan zihnine ait bulguları biriktiren psikoloji bilimi gelişmiş ve büyümüştür. Özellikle geçtiğimiz yüzyılda bu iki bilim dalı arasındaki ayrışma öyle yoğun yaşanmıştır ki, zaman zaman bu karşılıklı olarak diğer dalı değersiz görme ve narsistik bir tarzla karşı dalı inkâr etmeye varmıştır.
“Bölünmüş Bilim” diyebileceğimiz bu evrenin sonunda, yavaş yavaş köprü görevi gören disiplinler yükselişe geçmiştir, bir yandan nöropsikiyatri diğer yandan nöropsikoloji. Giderek alt dalların ismi birden fazla gövdeye dayanır olmuştur, sosyal psikiyatri veya biyolojik psikoloji ve belki ilerde psikososyal nöropsikiyatri!
Tüm bu isimsel kalabalıklaşma, bilgi bankasının bütünleşme çabası, parçaların birbiriyle kenetlenme ihtiyacıdır. Parçalanan her olgunun sonradan bütünleşmesi ve bütün her olgunun daha da büyümek için sonradan parçalanması, evrensel prensiplerin en büyüleyici yanı olsa gerek.

Sinirbilim ve psikanaliz barışıyor
İşte insana dair bilgi bankasının bütünleşme çabası içinde bu yüzyıl başında Sinir, Psikoloji, Psikiyatri ve Psikanaliz arasında bir köprü atıldı; Nöropsikanaliz. Akımın temel amacı psikoloji bilimini derinden etkilemiş Freud’un teorisi ve onu takip etmiş psikodinamik teorilerle, sinirbiliminin Kraepelin’den beri biriktirdiği verileri birleştirebilmek. Bir diğer deyişle, ruh ve beden arasında bir barış sağlamak ve “ikilik” yerine “bütünlük” temasına odaklanmak.
Bu belki de “Bölünmüş Bilim” adına bir tedavi gibi işleyecek ve “Bütünsel Bilim” evresine geçişi sağlayabilecek bir çalışma sahası.
Nöropsikanaliz, aynı konuyu konuşan iki farklı lisana sahip insan arasındaki tercüme gibi işliyor. Bir nevi, sinirbilimden psikanalize, psikanalizden sinirbilime bir sözlük hazırlanıyor. Zihin ve Beden ilişkisini en modern tekniklerle araştıran Nöropsikanaliz bu yüzyıl biliminde büyük yankı uyandıracak taze bir akım!                                                       
_________________________________
(*)http://www.npsa-istanbul.com/  ‘dan alınmıştır 

7 Haziran 2013 Cuma

Cogito ergo sum (Erdoğan Merdemert, 7 Haziran 2013)

Cogito ergo sum

Düşüncenin varlık yaratması cogito'dur ve düşünce varlığı böyle koyduğunda aynı zamanda kendisini de ondan ayrı bir şey olarak koymuş olur ama düşünce ontolojik olarak ele alındığında başka bir şey, varlığı yaratan olarak ele alındığında da başka bir şeydir. Ontolojik olarak ele alınan düşüncenin varlığı, ne' liğini her sorduğumuzda içine katlanır, psikolojinin ve felsefenin tüm usta çabaları onu daha da çok gizler çünkü bütün bu çabalar onu sarf edeni giderek düşüncenin doğası ile özdeşleştirir, özdeş olanın parçaları da özdeştir ve onu ayırmak, ona bir sınır koymak için hiçbir şey yapılamaz. Varoluş varlığı için “ben kendimi düşünüyorum” sözü özneyi yüklem üzerinden anlamsız yapar çünkü bu cümlenin öznesi olan “ben” ile yüklemin sonundaki “um” eki özdeştir. Düşünce tarafından var edilen düşünen-insan ise otantik olandır, o yaşayandır, varlık olmak ona dışarıdan gelir, o ancak kendi üzerine düşündüğünde varlık olduğunu idrak edebilir. Buna göre düşüncenin edimselliği kendini düşünebilmesidir ve kendi üzerine düşünen (katlanan) düşünce, asıl varlığını bu cümlenin başındaki bu kendi'den mi alacaktır yoksa kendisini, kendisinin temellendirmediğini mi kavrayacaktır. Bir düşünüm-varlık olmayı idrak etmek, bu idrak edenin bilincine yine düşünce olarak geliyorsa şimdi bu ikisi aynı edim olduğundan burada bir ilerleme ve belirlilik olmayacaktır.  O zaman bu simetriyi bozmak için eksikli olmak ve düşünceye göre, düşünenin bir adım geriden gelmesi gerekecektir. Bu şu demektir ki, nitelik veya nicelik olmamak şartı ile düşüncenin zemini tarafından, düşünce kipi varlıkta çözülmeli, bilinçte açığa çıkmalı, bilince göre düşünce değil ama düşünceye tabi bir bilinç olarak ve eksikli olarak var olmalıdır, insan düşüncesinin onun kendisi üzerinde mükemmel olamamasının sebebi budur. Bilincin kendisini bilmesi de düşünce ile olur ama o zaman düşüncenin düşünene göre var olması ve düşünenin de düşünceye göre var olması düşünüm-varlık kipi olmalıdır. Düşüncenin kendisine “göre” olan bu düşünce kipi şimdi bilinç olmalıdır ki o, bu “göre” olduğu düşüncenin bağrında hiçliğe kapalı olarak evrenin her yerine fırlatılmış olmalıdır ve bu da fenomenolojde heidegger'e sartre tarafından yüklenen o varoluştur.

Hiçlik ile varlık ilişkisinde, otantik-yaşayan varlık yani ontolojik olarak özünü hiçlikte bulamayacak olan varoluş-varlığı, sahip olduğu bu eksikli düşünce kipi ile var olmak için hiçliği olumsuzlamayacak ama doğrudan ona karşı durup var olduğunun olgusallığını böyle koyacaktır. Hiçliği olumsuzlamak da hiçliktir ama varlığı olumsuzlamak varlığı hiçliğe dönüştürmez, (varlık vardır) varlık olumsuzlandığında kapsanarak ilerler ve kendi doluluğunda ve sızdırmazlığında hiçliği sürekli olarak dışlar. Bilinç-varlık alanında hiçlik yanlızca düşüncenin türevidir, düşünceye gelen her şey otantik değildir, onlar gerçek veya gerçek dışı olabilir tam da yukarda belirtildiği gibi düşüncenin varoluş üzerindeki kipinin asıl düşünceye göre eksik olma zorunluluğundan dolayı.

Erdoğan Merdemert (7 Haziran 2013)

2 Haziran 2013 Pazar

Duyuru: KDP Cumartesi Sohbet Toplantıları yaz dönemi.


KDP Cumartesi Sohbet Toplantıları yaz dönemi boyunca 14.30 - 17.00 saatleri arasında yapılacaktır.

Toplantı yeri aynı olup, her zaman olduğu gibi Caddebostan Kültür Merkezi'nde, ana girişin alt katında bulunan etkinlikler salonudur. Tüm KDP dostlarına duyurulur.


http://kadikoydusunceplatformu.blogspot.com



26 Mayıs 2013 Pazar

I.Toryum Çalıştayı 2013 Etkinliği Sonuç Bildirisi

Toryum Ender Topraklar Platformu, Türkiye’de sera etkisiz, sürdürülebilir, temiz ve barışçıl olduğundan yeşil diye anılmayı hak eden toryum yakıtlı reaktör teknolojisinin on yıl içinde kazanılması vizyonu ile çabalarını sürdürmektedir.

Bu kapsamda Türkiye için toryum enerjisinin anlam ve önem boyutlarının ortaya konularak 2013-2014 Gelişme Programı çerçevesinin belirlenmesi için TETP kamu, üniversite, sivil toplum kuruluşları ile araştırma ve mühendislik, sanayi ve medya kesimlerinden gelen konuya gönül vermiş altmışın üzerinde seçkin katılımcı ile  23 Mayıs 2013’te Yalova Üniversitesi ev sahipliğinde I.Toryum Çalıştayı 2013 etkinliğini düzenlemiştir.

I.Toryum Çalıştayı 2013 Etkinliği Sonuç Bildirisi'nin tamamını aşağıda verilen bağlantıda bulabilirsiniz.

http://toryumendertopraklarplatformu.blogspot.com/2013/05/itoryum-calstay-2013-etkinligi-sonuc.html

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Basic Principles of Dialectics (II)


Kökeni Moskova Devlet Sosyal Üniversitesi olan,  İngilizce olarak hazırlanmış diyalektiğin ilkelerini anlatan bir makalenin ilk bölümünü bloğumuzda daha once 5 Mayıs 2013 tarihinde yayımlamış idik. Bu makalenin ikinci bölümü ise aşağıda yer almaktadır.

                                         * * *

Basic Principles of Dialectics (II)


Principle of development
Is a direct consequence of the movement of the main property (attribute) of matter. However, the principle of development provides a numerous types of movement, its leading form - development. Movement can be circular (reversible), regressive and progressive (irreversible forms of movement). Development accumulates the features of all three species of movement, it implies the irreversibility (the impossibility of a full return to starting point), continuity (linking new and old), orientation, cyclicity.


Principle of universal connection
Is inseparable from the principle of development, as it reveals condition for the realization of the first principle. The emergence, change, development is impossible in an isolated state, it requires internal and external communication. Finally, the very deployment of contradictions as the main content the principle of development is a special form of the relationship of opposites.

Principle of identity (unity) of dialectics, logic and theory of knowledge
It expresses the unity of the laws of development, the totality of the development process, spectacular nature, and human thought and society.

This principle resulted in some confusion of Marxist dialectics. In Hegelian dialectic of this principle is embodied (as a principle of the identity of thinking and being) with all possible sequence. In the materialist dialectic difficulties with its use. His other language – unity dialectics of objective dialectics of nature and the dialectic of subjective dialectical thinking. In this formulation, the distinction of different forms of dialectics recognized, but not disclosed. When will appear the names of three different theoretical disciplines - dialectics, logic and theory of knowledge, then becomes evident and "principled" the existence of development in different forms. One proposed answer is as follows: the dialectics studying the manifestation of evolution in nature, this dialectic of objectivity, logic studying the features of development in human thinking, theory of knowledge trying to link the dialectics of objective and subjective with the principle of reflection.

Principle of ascent from the abstract to the concrete
It accumulate in a cognitive opportunity laws and categories of dialectics, it organizes learning process. "Abstract" and "concrete" has several meanings. Most of the abstract in everyday life is understood as a synonym conceptuality, in contrast to the sensuality, imagery, which, respectively, and there concrete. In addition, the abstract - it is a distraction from a number of minor properties and the allocation of core. In this sense, knowledge is always in the abstract, because it generalizes, abstracts from the individual, terms. Concrete that refers both in the abstract, is itself an objective reality, where material and immaterial are not separated.

The abstract and concrete as the stages of cognitive process have different meaning. Concrete - a reflection of objective reality in the system concepts, is the theoretical reproduction of the unity of the manifestations, properties of the object. Abstract - it is turn from the general context, the overall logic development of the object, play any one of its sides and opposing one side of the other. The highest form of concrete – research theory, a typical manifestation of the abstract - "everyday" opinions. Cognition occurs as a movement from the concrete reality, and in particular in cognition.

Principle of the unity of logic and history
It helps to understand how concrete in reality is transformed into concrete in the knowledge. Boolean - is the theoretical reproduction of the real patterns development. Historical - the deployment of reality in time in all the diversity of its specific forms. In addition to the trivial sense of principle of no direct hits an object and its real history, theory --is history, free from accidents, it concluded the ideas associated with understanding of the possibility of knowing the past, the nature of anticipation of future events, the general mode of existence ( "logical") in our lives.
 

Scientific analysis chooses the path opposite to the objective development subject: the development of the shape of the object gives an indication of the origins of this facility, "human anatomy - the key to the anatomy monkeys. Developed, "classical" form of the object - is the attainment of full identify its structure, accessibility, transparency of its internalties. Subject as if he "shows" themselves, reveals to us something in common, "Logical", that is the law of its development. For its past states of the highest stage of the object becomes a kind of "purpose". For explorer view as a kind of realization of opportunities embedded in it, as the achievement of "purpose" becomes a tool for studying stages of its development, finding the moment of its occurrence. Logical helps we "recognize" the past, resulting in the logic of the object and itsreal story the same.

This principle is inseparable from the principle of identity life and thought in his interpretation of Hegel: General ("logical") begins to live his own life in the fabric of history, at a certain stage it begins is reflected on himself and returns to its roots through reflective thinking. Although the materialist dialectic this principle only points the way human knowledge of history, researchers trying to play this principle throughout the volume of their connotations, came to the idea of objective existence of logical as an ideal in history (EV Ilyenkov).

Another non-trivial conclusion from principle of unity of logical and historical - turning the dialectic in past, but not in the future. Owl of Minerva flies at midnight "- people do not can catch the way, the direction of transformation object in the future because regularities, "logic" it has not yet formed, it is still sinking in countless external relations opportunities. Can be judged only on the past, when we already have ‘putevoditelnuyu’ (rusça) thread as a result of the process, has reached its limit of semantic development. It tries to anticipate future based on our knowledge have not yet developed the subject, yet established integrity inevitably leads to tyranny of thinking. This conclusion not agree with the pathos of turning the materialist dialectic in the future. Hegel's system is inseparable from his method, the idealistic system "attracted" to the dialectic itself, did not give her opportunity to live the life the material world.
  
Conclusion
Dialectical thinking as a real cognitive and creative process arose with man and society. Measure dialectical human thinking on the level of social practice and respectively, the degree of knowledge of the dialectics of being adequately reflected which is a prerequisite for a reasonable orientation of man in the world and transform it for the people.

Moscow State Social University                    
Academy of Sociology and Management                         
Faculty of Social Tourism

Issued: Queen A.
Control Work: Frantsuzova NP 

19 Mayıs 2013 Pazar

Holistik Bilim için Kırk Deneme (I) (Mustafa Özcan, 19 Mayıs 2013)


Sn. Mustafa Özcan tarafından yazılan bu makale, Kadıköy Düşünce Platformu ve Cumartesi Sohbet Toplantıları ile ilgili yeni bir dönemin başlangıcını açıklamaya yönelik olarak hazırlanmış olup, ardarda birbirini izleyecek birden fazla yazıdan oluşacaktır. İlk bölümü aşağıda yer almaktadır.
                                  
                                           ***

Holistik Bilim için Kırk Deneme (I)

KDP’nun müdavimi ve yakın izleyicileri iki ay sonra ikinci yılını dolduracak olan Blog’umuzun geldiği nokta itibarı ile durumu hakkında önceden olduğu gibi şimdi de bir CST’ında detaylı olarak aydınlanacaklarını biliyorlardır diye düşünüyorum.
Ama ben bu yazı vesile ile başta Blog’un sekretaryasını yürüterek teknik olarak ayakta durmasını sağlayan Sn. Ümit Ersöz arkadaşımız olmak üzere yazıları ile katkıda bulunan yarım düzineye varan dost yazarlarımız ile çizerimiz Sn. Emin Çizmeci’ye daha şimdiden teşekkürlerimi iletmek istiyorum.  

***
Yazıya gelelim.

Yaklaşık birer ay aralıklarla yazdığım “deneme” karakteri ağır basan makalelerin durumunu ele alarak önümüzdeki dönemde yazılarımın kapsamında neler olacağının kabaca dahi olsa bir taslağını çıkaracağım. Şimdiye dek yazılarımda, bütünsel-bilimsel yaklaşımının bir gereği olarak, bilimler, diyalektik, sinerji, sistem, bütün ve parçaları, analitik bilimsel yöntemin yetersizliği ve holistik bilimsel yöntemin gerekliliği gibi bütünsel bilimselliğin temel kavramlarından bazılarını mümkün olduğunca çeşitli yönleri ile irdeleyerek incelemeye çalıştım.

İşlenenlere bakarak konuyu açmak gerekirse, KDP ’nun kuruluş amacı doğrultusunda bütünsel-bilimselliğin müfredat kapsamının tamamlayıcı niteliği olan BBS, Sistem Kavramı, Diyalektik, Bilim felsefesi gibi ana kavram maddeleri CST’na paralel olarak trimestriler boyunca bütünleştirici tarzda ele alınarak aylık esastaki yazı dizileri ile irdelendi.

Şimdi ise holistik bilimde tamamlayıcılık bakımından bir eksiklik yarattığı düşüncesi ile yeni bir ana kavram maddesi başlığını daha bir trimester dizisi niteliği ile incelemek gerekiyor.

Eksikliğin ne olduğu konusunu, bir parça da olsa irdeleyerek ortaya koymak istediğimden genelden çıkarak tümdengelimsel yöntemle konuyu ele alacağım.

Bunun için şimdi ilk önce holistik (bütünsel) olmanın gereğinden hareketle insan toplumunun yaşam katmanlarını en geniş görüngeden görebilmek amacı ile dikotomik (çift kutuplu) bir bakışı esas alan bir yaklaşımla müfredata kategorik tarz ile bakalım.

Bir yanda sanat, kültür, ve insanlık durumları (hümaniteler) diyebileceğimiz toplum halinde yaşamayı tinsel (monden-manevi) anlayıştan ele alan bilgi kümeleri ve felsefeleri, öte yanda doğasalcı (natüralist) anlayış temelindeki ekoloji, antropoloji ve biyopsikoloji gibi bilimler. İkili bilgi kümesinin ortasında ise her biri ilgili tarafa yakın duran fenomenoloji ve sosyal psikolojiyi de sıralamada atlamamak gerekir diye düşünüyorum.

Holistik bilimin içeriğini bu ve benzeri konu başlıklarının tümünü daha ilk aşamada “nicel” olarak ele alıp “büyük” ve “küçük” varlık ulamları diye oluşturulabilecek bir sınıflanmaya tabi tutabiliriz. Ayrıca bu fasıl için detaylandırmayı bir kenara bırakıp tüm şeyleri karşıt bakış açısından, yani “nitel” olandan ulamsal bir ayrıma tabi tutarsak “cansızlar” ile “canlılar” diye ayırarak iki ana holistik bilim örüntüsü oluşturabiliriz. Ayrıca gene bütünselci açıdan bakılarak bu örüntüleri daha genelleşmiş bilgi kümeleri şeklinde sınıflamak istersek bunlara sırası ile "cansız sistemler; kaos ve karmaşıklık" ile "canlı sistemler; evrim ve ekoloji” başlıklarını koymak uygun olacaktır. 

Görülüyor ki tüm bilimsel karakteri haiz disiplinleri omnidisipliner anlayış ile biraz genişletilmiş iki başlıkta toplamak mümkün ama bu bizi holistik bilim için şimdilik ortaya çıkmış olan eksik halkanın ne olduğu konusuna götürmüyor. Hedef görüntüyü ortaya çıkarmak için biraz daha açmak gerekir. Bu, “ağaç” tarzı sınıflamanın üst tarafını oluşturan kategorik başlıklardan daha aşağıya doğru kavram esaslı bir bölümlemeye geçerek yapılabilir.

Mustafa Özcan (19 Mayıs 2013)