13 Ağustos 2018 Pazartesi

Okumak ve düşünmek (Doğan Kuban, HBT 124. Sayısı)


Okumak ve düşünmek

Sevgili okurlar: Bazı HBT okuyucuları, tavsiye edebileceğim 10 kitap adı vermemi istemişler. Yaşı 92’ye gelmiş ve kitaplığında 10-15 bin kitap bulunan benim gibi bir yazar için yanıt vermesi olanaksız bir soru. Okuyan kaç yaşında, ne kadar okumuş, mesleği ne? Bu okuyucuların her birine değişik listeler yapmak gerekir.

Bu soruyu ‘Kuban neler okuyor?’ biçimine çevirirsek on yazar adı verebilirim. Kitapların adlarını hatırlayamam. Fakat arayınca bulabilirim. Bir başka soru daha var: Neleri severek okumuş, şimdi ne okuyor? Bunun yanıtı başka; eğer ‘Bana şimdi faydalı olanları tavsiye etsin!’ denirse yanıtlar başka. 
Bunları düşününce, benim vazgeçmediğim başucu kitaplarımı ve son okuduğum kitapları düşündüm. Fakat bir başka engel de önerilerimi zora soktu. Çünkü genelde yabancı dillerde kitaplar okuyorum. 
Bütün bu karışık düşünceleri aklımdan geçirdikten sonra okurlara belli bir yaştan sonra, her zaman okumaktan hoşlanacakları on kitap seçmelerini öneriyorum. 
Burada kimleri öneriyorum 
Burada önerilen bütün yazarlar, çok zeki, güzel yazan ve okuru genelde çok olanlar. 
Önce Filozoflar: Bunlar çok eski tarihlere uzanma- malı: Arthur Schopenhauer, Ludwig Wittgenstein, Hanna Arendt, Montaigne... 
Yazarlar: Yaşar Kemal, Tolstoy, Stefan Zweig, Arthur Koestler, Camus, James Joyce, André Gide, Robert Musil.
Türkiye’nin yakın geçmişi için: Ahmet Hamdi Tanpınar. 
Osmanlı düşünsel geçmişi için: Adnan Adıvar, 
Cumhuriyet dönemi çağdaşlaşması için: Niyazi Berkes. 
Bu kitaplara yüzlercesi eklenebilir. Fakat bir kitabı okumak çeşitli amaçlarla olur. Öğrenmek için okuyorsanız elinizde bir defter ve kalem olur. Kitabın içeriğini ve yazarın amacını, kendi yazdığından öğrenin. Çünkü kitabın adı sadece bir işarettir. Her kitapta yazarın vurguladığı konularla, okurun ilgi duyduğu konular aynı değildir. Yazar sizi burnunuza zincir bağlayıp çekmemelidir. 
Kitapları anlayarak ve düşünerek okumak bir sistematiğe bağlanırsa, o zaman, içindeki bazı kavramlar, ta- nımlar size bütün yaşamınızca arkadaş olur. Bu ilgili konularda başka kitaplar okuduğunuz zaman bir şeyi yapmaya hazır olacağınız anlamı taşır. 
Yaşamınız aldığınız her kitabı okumaya yetmez. Fakat tecrübeniz arttıkça bir kitabın içeriğini kavramak kolaylaşır. Kitap sizin bahçenizin çiçeği olduğu zaman ondan koparılacak çiçeklerle yapacağınız buketlerin sayısı artar. Ve çiçek bahçeniz yaşamınızın en önemli bileşeni olabilir. 
Makinenin ansiklopedik özeti 
Sevgili okurlar, Son zamanlarda cebinizdeki telefonun ya da internetinizin en büyük ki- taplığı bile içerdiği, istediğiniz ki- tabın tümünü orada okuyabileceğiniz yazılı. Böyle bir şey hiç yapmadığım için bu konuda deneyimim ve tavsiyem yok. Fakat bu konuya telefon ve internetin kapasitesi açısından değil, çocukluğumdan bu yana alıştığım bir ilişki bağlamında bakarsam, bu yeni araçlar bende sempati uyandırmıyor.

Günümüzde, Tokyo’ya gitmek uçak yerine at ya da deve kervanı tercih etmiyoruz. Fakat Marco Polo gibi kervanla Kubilay Han’ın başkentine gitseydiniz, dünyayı ve Asya bozkırlarını bin kez fazla öğrenirdiniz. Başkala- rının gezilerini de internette okuyarak ve resimlere bakarak öğrenirsiniz. Bunlar başka yaşam deneyimleri. Çağdaş insan, elektronik dünyada belki yaşam deneyimini artırıyor. Fakat arada bir araç olunca o deney sizin deneyiniz değil, makinenin size sunduğu bir ansiklopedik özet oluyor. 
Louvre Müzesini de, Floransa’yı da, Mona Lisa’yı da Michelangelo’nun David’ini de internette görebilirsiniz. Eskiden fotoğraf da bu ödevi görüyordu. Bunun büyük bir kolaylık olduğu açık. Fakat bu, David’in heykelini Floransa’da görmek değil. 
Montaigne’nin “Denemeleri” 
Genç yaşımdan bu yana Michel de Montaigne’nin “Denemeleri” başucu kitabımdır. Param olsaydı onun da- ha eski baskılarını da alırdım. Ünlü kitaplar, büyük bir ze- kanın insan davranışları ve doğa karşısında insan düşün- cesini aydınlattığı ışıklardır. O düşüncenin varlığı, genelde onu öğrenenden daha üst algı basamaklarındadır. İnsanlar eskiden ünlü bir Aziz’in sözlerini dinlemek için yollara düşerlerdi. Geçen yüzyıllarda tasarlanan bazen altından yazılı, sultanlar için minyatürlerle bezenmiş, sanat yapıtı kitap ciltleri, kitaba değil düşünceye saygının işareti idi. Şimdi, öğretim bir ticarethane, hocalar bakkallara dönüştü. Bilgiyi kese kâğıdına doldurmuyorlar, ama internette çok ucuza satıyorlar. 
Yazı, insanoğlunun varlığının hayvanlardan daha yetenekli olduğunu kanıtladı. Onu kullanmasını daha iyi öğrenen top- lumlar da ötekilerden daha uygar oluyor. Türkiye dünya istatistiklerine bakınca, internetin üniversite öğretimine eşit olduğu ülkelerden biri olacak. Biz öncü sanayileri üretecek güçte olmadıkça, internet cebimizde taşıdığımız kurtarıcı olacak. İnter- net bizim için bilim sınırı ise, çağdaş teknik ve düşüncenin beynini yıkayarak kendisine köle yapmak isteyeceği toplumlar bizim gibiler olacak. 
Kitap, dünyayı tanımakta size bir adım fazla artıracak tek araçtır. Fakat bunu ki- tap olduğu için değil, yazarı dünya ile sizin aklınıza gelmeyen bir ilişkiyi aydınlatan bir düşünce içerdiği için yapar. Böyle bir düşünce kitaba da basılabilir, internette de olabilir. 
Fakat derin ve güzel bir yaşam analizinin saat gibi cebinize duran bir alet içinde değil, sizinle sohbet eden estetik bir ortamda olması uygar insana daha yakışan bir konumdur. Bu ortam kitaptır. 
Yaratılan sadece bir hayal 
Uygarlık bugün kaypak bir düzeyde. Sömürücü üre- ticilerin, insanlığın uygarlık gösterisi olarak yüzyıllardır taçlandırdığı bir etkinliği telefona sıkıştırması, bilinçsiz kalabalıkta bilginin ayağına geldiği imgesini yaratıyor. Köyden gelen az düşünüre, birden çağdaş bilginin sahi- bi olduğu kanısı veriyor. Onlar da düşünce topalı olarak dünya ile yarışa girdiklerini sanıyorlar. 
Türkiye’de özel üniversitelerin kitaplıklarında, en iyi- lerinde, öğrenci başına 40 kitap düşüyormuş. En yüksek kitap sayısı 40 bin civarında. Bazı tabela üniversitelerinin kitaplığında sadece 2000 kitap var. Bunları YÖK yayınladı. 
Wittgenstein bir aforizmasında ‘İnsan, beynini boş şeylerle doldurmamalı’ der. 
Burada ‘boş şey’ nedir? Dünya istatistiklerinde en az kitap okuyanlar arasında başı çeken Türkiye var. 
Sevgili okurlar, çağdaş iletişim, internet harika buluşlar. Dünya kalabalıklaştıkça insanın hayatta kalması için her etkinliğin (öğrenmek de dahil) basitleşmesi gerek. İnsanların değil, aletlerin gelişmesi daha önemli. 
Sonunda şimdi yaratmaya başladıkları insan robotları düşünmenin en aşağı derecesine indirdikleri zaman, bildiğimiz dünya ve insan yok olacak. Belki doğa da, insanlığı ve canlı hayatı ısıtarak, kaynatarak yok eder. 
Fiziksel olarak kitaba, bir nostalji olarak bakmayın. evrimin yaşama koyduğu sınır içinde, kitap gibi insanın yarattığı en güzel ürünün sanat eseri gibi korunmasının bir uygarlık jesti olduğunu düşünebilirsiniz. 
Sevgili okurlar, 
Kitap sadece bir araç değildir. Kitap binlerce, yüzlerce yıl önce yaşamış bir zekâ ile birlikte yaşamaktır. 

Doğan Kuban
(Herkese Bilim Teknoloji Dergisi, 124. Sayısı)




4 Temmuz 2018 Çarşamba

Abiyogenez Kuramı Hakkında Bazı Yeni Değerlendirmeler (Mustafa Özcan, 4 Temmuz 2018)


Abiyogenez Kuramı Hakkında Bazı Yeni Değerlendirmeler.

Cansızdan canlıya geçiş kuramı olarak da adlandırılan abiyo-genez kuramlarında son zamanlarda önemli gelişmelere yol açan keşif ve kuramların yapıldığı konusunda geniş kapsamda haber ve bilgi sunan yayın bulunmaktadır. 
Örneğin, 455 milyon yıl uzakta halen yeni oluşmakta olan bir milyon yaşındaki bebek bir yıldızın gaz diskinde dünyadaki tüm okyanusları dolduracak miktarda etilen siyanür denilen organik molekülün var olduğu tespit edilmiştir. 
Siyanür, proteinlerin temelinde olan karbon azot bağını temsil eden en basit molekül olarak diğer organik moleküllerin ve devamında da prebiyotik evrim için gereken ileri biyo-organik moleküllerin imleci (kimyasal başlatıcısı) olma mahiyeti ile “Siyanür Hipotezi” adıyla abiyo-genez kuramları içinde (*) önemli bir yer tutmaktadır. Etil siyanürün gezegensel disk gazında çok miktarda bulunmuş olması abiyo-genez için ortaya atılmış olan pek çok hipotezin doğruluğunun yoklaması olarak önemli bir göstergedir.
Güneş sistemimizde Kuiper Kuşağında, kuyruklu yıldız ve asteroidlerde halen tespiti yapılmış olan bu ve benzeri organik moleküllerin bulunuşunun nedeni ise bunların Güneş sisteminin doğum yıllarında gezegenlerin henüz oluşmakta olduğu zamanlardan beri değişmeden kalmış olmasından ileri geldiği artık bilimsel bir gerçek olarak kabul görmektedir. 
Bu kapsamda düşünülen bir hipoteze göre Dünya'da ilk ilkel yaşam için gerekli olan kimyasal evrimi başlatanın kuyruklu yıldızlardan gelen su ve organik moleküller olduğudur. Gezegen oluşumunun ön-gezegen evresinde biyo-organik moleküler imleç olarak görev yapan bu ve benzeri basit organik moleküllerin kuyruklu yıldızlardaki miktarının gezegenler arası boşluktaki miktarından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu durum gök cisimlerinin abiyo-genez hipotezleri için gördüğü temel işlevlerin de ötesinde ayrıca fiziki  olarak “canlılığın bir belirim” olduğu yönündeki düşüncenin de giderekten güçlenmesini de desteklemek açısından son derece önemlidir.  
Konunun tamamını ele alan ancak halen ortaya çıkmış benzeri yeni gelişmeleri de daha geniş bir kapsamda merak edenlere aktaran Türkçe bir kaynak olarak da Bilim ve Ütopya dergisinin özel sayısını adres göstermem yerinde olacaktır (**).  
Darwinyan evrimin tamamlayıcısı olarak görülen abiyo-genez kuramının yakın bir gelecekte mozaik hipotezler topluluğu görünümünden çıkarak elle tutulur kapsayıcı ve entegre olan, yani holistik yaklaşımlı yetkin ve tutarlı bir kurama doğru evirilmekte olduğu yönündeki görüşüm bu gelişmelerle giderekten gerçek olmaya doğru ilerlediğini de yeri gelmişken belirtmek isterim.
Mustafa Özcan (4 Temmuz 2018)
_________________

(**) Bilim ve Ütopya, Sayı: 283, Ocak 2018


2 Temmuz 2018 Pazartesi

Duyuru



KDP müdavimlerimizden Sayın Tarık Akın'ın annesinin yaşamını yitirmiş olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Tarık bey'e ve tüm yakınlarına baş sağlığı dilerim.

Mustafa Özcan







23 Haziran 2018 Cumartesi

What is life (Yaşam Nedir)?



https://www.youtube.com/watch?v=QOCaacO8wus&frags=pl%2Cwn

Videoyu Türkçe altyazılı izleyebilmek için linki tıkladığınızda açılan Youtube videosunun alt kısmında yer alan menüde öncelikle "Altyazılar" tıklanarak altyazıların belirmesi sağlanmalı, daha sonra "Ayarlar" kısmından "Türkçe" seçeneği seçilmelidir.


25 Mayıs 2018 Cuma

Duyuru: 24. Ütopyalar Toplantısı (3-7 Temmuz 2018 / Karaburun, İzmir)



3Temmuz 2018, Salı  Yer: Nergis Cafe ,  Karaburun Merkez

16.00Tarımda Yapay Zeka Dönemi
  • Ahmet Çakır, Karaburun Belediye Başkanı
  • Prof.Dr.Mustafa Kaymakçı
  • Prof.Dr. Tayfun Özkaya
  • Bülent Gültekin

    1. Grafik Desenlerden Seçmeler, Levent Gedizlioğlu
Yer: Belediye Salonu, Karaburun Merkez
4 Temmuz 2018, Çarşamba ,Yer: Ergin Pansiyon
08.oo  Yoga , Figen Yazıcı
11.00  Fotoğraf Sergisi Açılış, Hale Dere, İlay Hamuroğlu
  1. Takı Atölyesi, Deniz Susan
14.00  İnsan olmayı tekrar  tanımlamanın bir motifi olarak Androidler: Çorak ülkeye mi neden olacaklar yoksa eletrikli koyun rüyası mı görecekler ?
  • Doç.Dr. Meltem Erinçmen Kanoğlu 
    1. 14.45. Bitemeyen kabusta ölmeyen makina; ya yapay zeka kapatıldığında da işlem yapıyorsa ?
  • Dr. İlknur Kalay 
15.30 Alemlerde Gezinen Aklın Niteliği ya da Değeri ve İnsansız Utopya ile ilişkisi
  • Prof.Dr. Şenel Ergin
17.30 Uluslararası Ütopya Karikatür Yarışması Sergi Açılışı, Ödül Töreni ve      Kokteyl
Yer:    Karikatürlü Ev , Karaburun Merkez
22.30 Film Gösterimi , Makinist:  Aykut Özdemir, Ergin Pansiyon



5 Temmuz 2018, Perşembe,  Yer: Ergin Pansiyon
08.oo Yoga , Figen Yazıcı
11.00  Seramik Atölyesi 
14.00Moderatör:  Prof.Dr.Güzel Yücel Gier
Akıllı şehir ve akıll yurttaş çatışması
  • Prof.Dr. Gökdeniz Neşer
Yapay zeka doğadan öğrenerek öğrendiklerini uygulayabilir mi ?
  • Orkun Demirayak
Deniz koruma çalışmalarında teknoloji kullanımı
  • Vahit Alan
Urla-Çeşme yarımadasında kültürel peyzaj çalışmaları ve sürdürülebilir korumasına dair yeni yaklaşımlar
  • Doç.Dr. Elif Koparal

16.00 Moderatör: Prof.Dr.Suat Çağlayan
  • Toplumsal Hareketler, Önyargılar, Yapay Zeka, Alp Hamuroğlu
  • Yapay Zeka ve Sağlık, Dr.Ceyhun Balcı
  • Yapay Zeka ve Yaratıcılık, Seyhan Livaneli
  • Dijital Ekonomi, Ahmet Müfit Bayram
  • Blockchain ve Ötesi , Mert Kılıç
6 Temmuz 2018 , Cuma, Yer: Ergin Pansiyon
08.oo Yoga , Figen Yazıcı
10.30  Karaburunlu Kadınlarla Yemek Atölyesi 
14.o0 Beden Politikaları ve Roboseksüellik
  • Pelin Zenginobuz
Özel alan ve kamusal alan ayrımı Turing testinden geçebilecek mi ?
  • Gamze Tek
Bilinç ve Greçeklik arasında bir dünya: “Westworld”
  • Gizay Kaya
Siber Feminizm : Toplumsal Cinsiyet ve Dijital Kültür İlişkisi
  • Yrd. Doç.Dr.Zerrin Ayşe Öztürk


16.00  Moderatör: Serdar Kızık 
Yapay Zeka Fırsat mı ? Tehdit mi ? Siber Suçlar, Toplumsal Bozulma ve         Toplumun Manipüle Edilmesi 
  • Hakan Kara, Gazeteci
  • Hüsamettin Çetinkaya
  • Oğuz Akçelik
18.00  Son Bir Yıl İçindeki Garip Olaylar
  • Yaşar Aksoy

20.30  Veda Yemeği
7Temmuz 2018 , Cumartesi, Yer: Ergin Pansiyon
08.oo Yoga , Figen Yazıcı
11.00 Değerlendirme Toplantısı



24. ÜTOPYALAR TOPLANTISI
3-7 Temmuz 2018   Karaburun 





13 Mayıs 2018 Pazar

Duyuru: Toplantı saatlerinde değişiklik


KDP Cumartesi Sohbet Toplantıları'nın toplantı saatlerinde değişiklik yapılmıştır. Yeni düzenlemeye göre 19 Mayıs 2018 tarihinden itibaren yaz dönemi boyunca saat 14.30 - 17.30 saatleri arasında yapılacaktır.

Toplantı yeri her zaman olduğu gibi Caddebostan Kültür Merkezi'nde, ana girişin bir alt katında bulunan etkinlikler salonudur.