Cumhuriyetimizin 90. Yılı Kutlu Olsun !
EVRENSEL VE YEREL HER TÜR FİKİR VE DÜŞÜNCENİN OLUŞTURUMUNUN VE DEĞİŞİMİNİN ÖZGÜRCE YAPILDIĞI AVRASYASAL-ENTELEKTÜEL MERKEZ. Kadıköy Düşünce Platformu, günlük yaşamın bilim, kültür, politika, sanat, ekonomi, devlet ve yönetişim konularının sorunlarına disiplinler arası ve ötesi anlayışla holistik ve evrimselci bir yaklaşım ile çözüm arayışı çabası içindedir. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~"KDP BÜTÜNSEL BİLİMİN ARAŞTIRMA MERKEZİ"~~~~~~~~~~~~~~~~~~
28 Ekim 2013 Pazartesi
9 Ekim 2013 Çarşamba
Duyuru: 12.10.2013 günü yapılması gereken cumartesi günü sohbet toplantısı düzenlenmeyecektir
Sevgili KDP müdavimleri,
12.10.2013 günü yapılması gereken KDP Cumartesi Sohbet Toplantısı düzenlenmeyecektir. Takip eden hafta 19.10.2013 günü toplantısı normal saatinde 16.30- 18.30'da yapılacaktır.
Ayrıca aynı hafta 17.10.2013 tarihinde perşembe günü kameriye toplantısı da her zamanki yerinde gerçekleştirilecektir.
12.10.2013 günü yapılması gereken KDP Cumartesi Sohbet Toplantısı düzenlenmeyecektir. Takip eden hafta 19.10.2013 günü toplantısı normal saatinde 16.30- 18.30'da yapılacaktır.
Ayrıca aynı hafta 17.10.2013 tarihinde perşembe günü kameriye toplantısı da her zamanki yerinde gerçekleştirilecektir.
4 Ekim 2013 Cuma
Duyuru (Hatırlatma): Kadıköy Düşünce Platformu 2013 Sonbahar Paneli
"Kadıköy Düşünce Platformu 2013 Sonbahar Paneli" aşağıda belirtilen yer ve zamanda yapılacaktır. Bütün KDP grubu üyeleri ve konu ile ilgilenenler davetlidir.
Panelin Konusu: “Bütünsel Bilim”
Yer: İstanbul Yelken Kulübü Fenerbahçe Tesisleri Toplantı Salonu (Fenerbahçe Burnu, İstanbul)
Zaman: 5 Ekim 2013 Cumartesi günü, Saat: 14.30 - 17.00
Moderatör: Mustafa Özcan
Konuşmacılar: Prof. Dr. Fuat İnce ve Cenk Özdağ
"Hegel, Felsefe ve Diyalektik Yöntem" (www.turkcebilgi.org)
www.turkcebilgi.org web sitesinde yayımlanan "Hegel, Felsefe ve Diyalektik Yöntem" başlıklı Hegelyan diyalektik hakkında bir makaleye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
http://www.turkcebilgi.org/bilim/felsefe/hegel-felsefe-ve-diyalektik-yontem-24838.html
28 Eylül 2013 Cumartesi
Holistik Bilim İçin Kırk Deneme (III) (Mustafa Özcan, 28 Eylül 2013)
Holistik Bilim İçin Kırk Deneme (III)
Bu üçleme şeklindeki dizinin daha önceki iki yazısı şimdiye dek KDP
Bloğunda yayımlanmış holistik bilimi tanıtan 40 çevresindeki denemenin
mahiyetini açıklamak ve anlatımın bütünselliğinin tamamlanması bakımından eksik
olan yanının anlaşılması içindi.
Şimdi üçlemenin sonuncusundaysa holistik bilimin 40 denemelik bir dizi
şeklindeki bu söz konusu anlatısında belirlenmiş olan eksik olan yanın ele
alınmasında uygulanabilecek bir programın nasıl olması gerektiği üzerinde
durulacaktır.
Konuya genel olarak bakıldığında insan bilimleri ve felsefe, fen ve doğa
bilimleri, sosyal ve antropolojik bilimler kökeninden gelen kimi düşünürlerce modern
bilimin 21. Yüzyılda nasıl bir yön alacağı sorusuna cevap aranırken gelecek
betimlemesine dayalı pek çok taslam (model) oluşturulmuş, çeşitli görüşler
ileri sürülmüş ve de sayısız öngörüde bulunulmuştur.
Ancak bu ele alışların nerede ise tamamındaki irdelemelerinin yöntemsel temelinde
her zaman geleneksel analitik yaklaşımın benimsemiş olduğu kolayca görülmektedir.
Öte yandan söz konusu bu incelemelerde elde edilen cevapların yetersizliğinden
konuya bakış veya ele alıştaki kapsam (içerik) genişliğinin etkisi ve burada kullanılması
gerekip de uygulanmayan “tümdengelimsel-tümevarımsal yöntem” ile doğrudan bağlantılı
olduğu da ayrı bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu bakımdan, içerik yönüyle holistik, yöntem yönü ile ise diyalektik
yaklaşımlı olma şeklindeki ortak bir tarzı benimseyen irdelemelerin buradaki eksik
yönü tamamlayan, bu açığı kapatan cevaplar olacağını, ve buradan hareketle bir
araştırma programının geliştirilebileceğini belirtmek yanlış olmaz.
İşte bilim denilen bu heyula konu daha önce 40’lık dizinin çeşitli
yazılarında açıklanmış olan HAK, “Herşeyi Anlayan Kuram” diye ifade edilen bu mantıksal
çerçevede ele alınarak holistik bilim mahiyeti ile irdelenmelidir. Böylece 21.
Yüzyılın yakın geleceğinde hangi büyük resmin daha yüksek bir olasılıkla “kuramsal
maksim” durumunu açıklayacağı sorusuna cevap verebilir.
Bu durumda holistik bir ilerleme programının gerektiği ile konu ele
alınıp irdelendiğinde şöyle bir gelişme akışının var olması ve gereğinde dirije
edilmesi halinde istenen ve beklenen sonuca varmanın olanaklı olacağı
düşünülmektedir:
.Bilimler giderekten birbirlerine bağlanacaklar, daha entegre olmuş bir
hal alacaklardır; diğer bir deyişle interdisiplinerlik ve transdisiplinerlik
artacaktır.
.Bu alt bilim kümeleri arasında ilk başta oluşacak çelişik yapılaşmalar
zamanla omnidisipliner yapıdaki bir bütünün ortaya çıkmasına yol açacaktır.
.Başlangıçtaki bu modüler yapısallığın bu ilk aşamasında evrim ve
ekoloji bağlamında ”sistemler ekolojisi”
içeriği belirleyen çoklu disiplin, kaos ve karmaşıklık bağlamında ise “karmaşık
adaptif sistemler kuramı” ilişkileri belirleyen çoklu disiplin olacaktır. Yani,
kaos ve karmaşıklık sistem arası arayüzü olarak ilişkiler ağının dış sınırlarını
belirlerken, evrim ve ekoloji bileşenler arası akışı ve hiyerarşiyi
tanımlamakta kullanılacaktır.
.Disiplinler arası ve ötesi özlerin bir araya gelişiyle ortaya çıkan
“meta esans” ve bu kapsamdaki “ilkesellikler” ise HAK adıyla tanımlanarak
mantıksal (kuramsal) çerçeve şeklinde bir araya getirilmiştir.
.En sonunda da bilimsel dizgenin bütünündeki yapıyı bileşenler ve
ilişkiler bağlamında birlikte açıklayabilmek içinse ”Bilimlerin Periyodik
Sistemi” şeklindeki mega ele alışlı bir yaklaşım önerilecektir.
Mustafa Özcan (28 Eylül 2013)
22 Eylül 2013 Pazar
DUYURU (Toplantı Saatleri)
DUYURU (Toplantı Saatleri)
KDP Cumartesi Sohbet Toplantıları 28 Eylül 2013 tarihinden itibaren kış dönemi boyunca 16.30 - 18.30 saatleri arasında yapılacaktır.
Toplantı yeri her zaman olduğu gibi Caddebostan Kültür Merkezi'ndeki toplantı salonudur.
KDP dostlarına duyurulur.
Toplantı yeri her zaman olduğu gibi Caddebostan Kültür Merkezi'ndeki toplantı salonudur.
KDP dostlarına duyurulur.
18 Eylül 2013 Çarşamba
Holistik Bilim için Kırk Deneme (II) (Mustafa Özcan, 18 Eylül 2013)
Holistik
Bilim için Kırk Deneme (II)
KDP Bloğu’nda geçen Mayıs Ayı’nda yayımlanmış olan yazı bu başlıklı
üçlemenin ilkiydi.
Bu denli bir gecikmemin biraz da kasten olduğunu söyleyeyim. Çünkü holistik
bilim önümüzdeki KDP Sonbahar Paneli için işlenecek konu başlığı olarak o yazı
yayımlandıktan sonra seçildi. Böyle olunca da son iki yazıyı o tarihe yakın ve
sonrası bir zamana bırakmanın çok uygun bir tercih olacağını düşündüm.
İlki’nde de belirttiğim gibi şimdiye dek KDP Bloğu’nda yayımlanmış 40 Deneme’nin toparlayıcı bir
tamamlayıcısı olmasını düşündüğüm bu üçlü yazı dizisinin ilkinde, canlılık
kuramını temsil eden olarak gördüğüm evrim
ve ekoloji ile cansızlık kuramını temsil eden olarak gördüğüm kaos ve karmaşıklığı holistik bilimin
iki ana kuramsal üst bilgi ulamı olarak benimsemiş idim.
Ancak bu iki meta (üst) bilgi kümesinin daha üstünde onları bir arada
tutan kritik, daha aşkın ve soyut bir bilgi kümesinin ne olduğu konusunu açıklamamıştım. Bu
denemede söz konusu sorunun cevabını veriyorum.
Daha önceki denemelerimi istekle izleyen dostlarım nereye varacağımı
anlamışlardır sanırım: Holistik Bilim.
Ama ayrıca bazı okuyucularım için cevabın hiç de sürpriz olmadığını da
biliyorum.
Bu arada hemen belirteyim; bilim sözcüğünü büyük harfle başlatmam,
sözcüğü “genel” anlamı değil de, buradaki özel durumu ifade eden bir gösterge
olarak “özel” anlamını vurgulamak isteyişim nedeniyle oldu. Yani böylece,
“holistiyoloji” deyip Latince kökenli yeni fiktif (kurmaca; rasyonel olarak
uydurulmuş olan anlamında) bir sözcük kullanmak yerine kulağa daha tanıdık
gelen ve “holistik bilim” kavramının bu özel hali için kullandığımı vurgulamış
oldum.
Bu terimin, neredeyse on yılı aşkın bir süredir, KDP toplantılarında
zikredilmesi gerekli bir amentü haline geldiğini CST-Seminerleri’nin müdavimi
dostlar yakinen bilmektedir.
CST-Seminerleri’nde işlenen konuların şöyle veya böyle olan bir yoldan,
şu veya bu düzey üzerinde bu kavram ile bağlantılı, ilişkili veya ilintili olduğunu
ve/ veya olabileceğini artık KDP Topluluğu değerli müdavim üyelerinin farkında
olmanın ötesinde “derinden” anlamış olduklarını sanıyorum.
Şimdiye dek 500 çevresindeki seminer gününde ve de 40’ı aşan denemede
holistik bilimin genel kavramları, öğeleri, ilkeleri, çerçevesi, yöntemleri,
kapsamı ve amacı gibi konulara değinerek bu “en yeni üst disipliner soyut bilgi
alanı”nın tanınmasına katkı sağlamayı istedim.
Ama her yeni konunun tanınmasında olduğu gibi bu alan için de
zorlukların mevcut olduğunu, burası için çok etkin bir şekilde faaliyet
bulunduğunu, hatta bunu “var gücü” düzeyinde yapmakta olduğunu geç de olsa hayretle
fark ettiğimi belirtmeliyim.
Biraz irdeleyici bir tarz ile düşündüğümde konunun önce soyutluğu nedeni
ile anlaşılmasından gelen zorluk düzeyi nedeni ile anlatımda çok güçlük
çıkardığını söylemek isterim.
Hele hele, İngiliz Toplumu'nun
faydacı, Amerikalıların pragmatist olduğu bir dünyada bizim ise
tam olarak “otantist” olduğumuz
şeklinde bir genelleme yaparsak ‘Müslüman mahallesinde salyangoz satma’ işine bulaşmış
olduğum şeklindeki saptamam herhalde yanlış olmaz.
Ama tüm bu zorluklara karşın holistik bilim ile ilgili söylem ve tanıtım
eylemimden geri durmadım, durmuyorum, durmayacağım da değerli okurlarım.
Yurdumuzda ilk kez holistik bilim konusunu konferans düzeyinde ele alan
KDP Sonbahar Paneli sonrasındaki yazımı, bu üçlemenin toparlayıcı son denemesi
mahiyeti ile toplantıda oluşan yeni görüşler doğrultusunda kaleme alacağım…
Mustafa Özcan (18 Eylül
2013)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)